
Gerçek bir hayat hikayesidir
🔞+18 sahneler detaylı anlatılmaktadır 🔞
Erva, çocukluğundan beri düşman aşiretin oğlu şimdi ise o aşiretin ağası olan Cihan Karabey’e sevdalıydı. Sevdasını herkesten gizlemiş, kalbinin en derin yerine gömmüştü. Ta ki kader, bir gün onu bambaşka bir yoldan sevdiği adama ulaştırana dek…
Abisi, Cihan’ın kız kardeşini kaçırınca töre devreye girdi; ve Erva, berdel ile sevdiği adama kavuştu.
Ama bilmediği çok şey vardı…
Sevdiği adamla bir ömür kurma hayaliyle girdiği Karabey Konağı, ona huzur değil, acı getirmişti. Kayınvalidesi o konağı ona dar etmiş, her gün biraz daha yalnızlaştırmıştı.
Yine de Erva pes etmemiş. Sevdiği adam için savaşmıştı, ailesinden uzak kalmayı göze almış.
Ancak töre, bu kez de başka bir darbe vurmuştu: “Çocuğu olmuyor” diye üstüne kuma getirmeye kalktılar.
Onu sevdiğine kavuşturan töre, şimdi sevdiğini elinden alıyordu.
Gururunu, kalbini bir kenara bırakıp, üstüne gelen kumayı alkışlarla karşıladı.
Bir zamanlar kendisine çok görülen, giyemediği gelinliği o gece kumasına giydirmişlerdi.
Erva, gözyaşlarını içine akıtarak, yüreğini susturarak alkışladı sevdiği adam için gelen o kadını.
Avludaki herkes susmuş, şaşkınlıkla ona bakıyordu.
Hangi kadın üstüne gelen kumayı alkışlarla karşılardı ki ?
Ama kimse bilmiyordu…
Bu aslında Erva’nın kendi sevdasına vedasıydı.
Sevdiği adama, çocukluğunu, inancını, tüm varlığını adadığı Cihan’a vedasıydı…
Cihan’ın ona ihanet etmeyeceğini sanmıştı.
Ta ki, onu o kadının odasından çıkarken görene kadar.
O an Erva’nın içindeki son umut da sönmüştü.
Konaktan çıkıp giderken, kayınvalidesi Kudret Hanım’ın karşısında dimdik durdu ve son kez konuştu
“Tebrik ederim Kudret Hanım… Başardınız.
Buraya geldiğim ilk günden beri amacınız beni bu konaktan göndermekti, alın işte istediğiniz oldu, gidiyorum.
Ama size öyle bir ah bırakıyorum ki…
Dilerim Allah’tan, murat ettiğiniz şeyden murat alamayasınız, Kudret Hanım.”

