Hikayesi Milena
author-avatar

Milena

HAKKINDAquote
• 2026 Dreame Özel yazarı🏆 • Her hikaye bir yarım kalmışlık… Her veda yeni bir başlangıç… • Mutlu sonlar her ne kadar sevilse de… Mutsuz sonlar asla unutulmaz. Çünkü; Tarih yanlızca mutsuzları yazar… • Masum Gelin Erva gerçek bir hayat hikayesidir! • Kitaplar hakkında bilgi almak için 👇 🔗İnstagram ; y_milenaa01 ve y_milenaa0 🔗Tiktok; y_milenaa
bc
MASUM GELİN ERVA
Güncellenme zamanı Jun 18, 2026, 07:09
❗️Gerçek bir hayat hikayesidir ❗️ 🔞+18 sahneler detaylı anlatılmaktadır 🔞 Çocukluğundan beri baş düşmanlarına âşık bir kadın… 13 yaşında ağa olmak zorunda kalan, duygusuz ve taş kalpli bir adam… 21 yıllık bir düşmanlık, 21 yıldır gizlenen bir sır… Ve lanetli bir aşk… Erva, çocukluğundan beri baş düşman aşiret Karabey Aşireti’nin ağası Cihan Karabey’e âşıktır… Ancak Cihan, Erva’nın babası başta olmak üzere tüm Acar Aşireti’nden nefret eder. Ve Erva bunu bile bile kalbine karşı koyamaz. Cihan’a olan aşkını herkesten gizleyerek yıllarca uzaktan sever onu… Bu düşmanlığın sebebi ise; yıllar önce Erva’nın annesi Ayşe’nin, Cihan’ın babası Şirwan Ağa’ya kaçması ile başlar… Her ikisi hakkında sürgün kararı verilir ve Mardin’e bir daha adım atmamak üzere sürgün edilirler… Ve o günden itibaren Acar Aşireti ile Karabey Aşireti arasında ebede kadar sürecek bir düşmanlık ilan edilir… Cihan’ın annesi, kendi ve geride kalan üç çocuğunu güven altında tutmak adına, aşiretin ona sunduğu hak ile büyük oğlu Cihan’ı daha 13 yaşında ağa yaparak aşiretin başına geçirir… Cihan daha çocuk yaşta ağa olurken, babasının yaptığı hatanın farkında ve ondan nefret eder. Annesi ise onu Acar Aşireti’ne karşı kin ve nefret ile büyütürken tüm insani duygularını ondan çalar… Aşk zayıflık, merhamet güçsüzlerin işidir… Aradan yıllar geçer ve Erva avukat olarak memleketine geri döner. Hâlâ kalbinde Cihan Karabey vardır. O, kendisini imkânsız bir sevdanın dipsiz kuyusuna düşünürken kader oyununu oynar ve Erva töre ile sevdiği adama kavuşur… Erva’nın abisi, Cihan’ın kız kardeşini kaçırınca araya berdel girer ve her ikisi için evlilik kararı alınır! Erva binbir umut ile ayak bastığı Karabey Konağı’nda daha ilk dakikada kayınvalidesi ayağının dibine kara testi kırar… Her şeye ve herkese rağmen mutlu olacağını düşünürken aslında hiç de umduğu gibi olmaz olaylar… Aradan aylar geçer ve Erva hamile kalamadığı için üzerine kuma gelir! Oysa hiçbirinin bilmediği o kadar çok şey vardır ki… Bu oyunların hepsinin başında Kudret Karabey vardır… Ne Ayşe’nin gidişi rıza iledir… Ne de Erva’nın çocuğunun olmaması onun elinde olmayan bir şeydir… Erva sevdiği adam için açtığı savaşta onun kurşunu ile vurulurken zamanla her şey ortaya çıkacak mıdır? Annesinin yıllar sonra ölüm hükmüne rağmen Mardin’e gelişi neleri değiştirecek? Ya da Cihan ile Erva bu töre çıkmazında lanetli olan aşklarını ebede kavuşturacak mıdır?
like
bc
Mafyanın Kanlı Şehveti +21
Güncellenme zamanı Apr 5, 2026, 05:19
Bazı kadınlar sevilir… Bazı kadınlar korunur… Ve bazıları… Karanlık tarafından seçilirdi…İşte Feyza’da o kadınlardan biriydi… Sevildiğini sandığı bir kalpte ihanete uğramış karanlığın içinde savurulmaya mahkum bırakılmıştı… Ama güçlü kadınlar asla yılmazdı… Sırf çocuğu olmuyor diye kocasının yaptıklarını hazmetmesini beklediklerinde asıl Feyza o zaman çıkmıştı ortaya… Bir zamanlar uğruna ailesini bile geride bıraktığı adamı herkesin içinde gözünü bile kırpmadan yaptıklarını haykırarak boşamıştı… Hangi kadın böylesi bir şeye göz yumardı ki? Cevap çık basitti, hiç bir kadın… Ama herkes Feyza gibi değildi…Herkes karanlığın içine düşüp oradan daha güçlü çıkamazdı…O, küllerinden doğan kadınlardandı.Yıkıldığında sessizce ağlayan değil…Ayağa kalktığında herkesi susturanlardandı.Oysa Feyza’nın da bilmediği bir şey vardı…Onun hikâyesi ihanetiyle bitmemişti.Asıl hikâye… şimdi başlıyordu.Çünkü karanlık, onu çoktan fark etmişti.Ve karanlık…Seçtiğini asla bırakmazdı.Onu ilk gördüğünde, bu sadece bir bakış değildi.Bu… kaderin kendisiydi.Adam, gücün en kirli haliyle tanınan,Adı söylendiğinde insanların sesini alçaltmasına sebep olan biriydi.Mahir Şahmaran… Karanlığın sahibi olan adam. İşte o adam…Feyza’ya baktığında sadece bir kadın görmedi.Bir işaret gördü.Bir kehanet…Kanla yazılmış bir gelecek. Feyza kaçmaya çalıştıkça, kader onu daha sert yakalayacaktı.Çünkü bazı bağlar sevgiyle kurulmazdı…Bazıları… kanla mühürlenirdi. Ve Feyza, henüz bilmeden…Hayatının en tehlikeli adamına değil…Kendi sonuna âşık olmak üzereydi. Kanla bağlanan, tutkuyla yanan ve kaderle mühürlenen bir hikâye…
like
bc
Ağanın Kızılı
Güncellenme zamanı Jun 19, 2026, 10:39
❗️🔞Sahneler Detaylı anlatılmaktadır. Bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz.🔞❗️ Boynumu saran nefesiyle kontrolümü tamamen yitirdim. Gözlerim kendiliğinden kapandı. Kulağıma fısıldayan sesi yankılandı: “Bunu nasıl başarıyorsun?” Kaşlarım istemsizce çatılırken, kirpiklerimi kırpıştırarak yüzüne baktım. Sorusunu yineledi, bu defa daha boğuk bir tonda: “Sana neden karşı koyamıyorum?” Yutkundum... Ben ona donakalmış bakarken, parmak uçları çıplak belimde gezinmeye başladı. Alt dudağımı dişledim. Boynumda gezinen sıcak nefesi beni tahrik ederken, parmaklarının yarattığı baskı beni iyice köşeye sıkıştırmıştı. Birkaç saniye başını boynumdan ayırmadı. Göğsüm hızla inip kalkıyor, her an birinin geleceği düşüncesiyle ödüm kopuyordu. Biri bizi bu halde görse, bu durumu nasıl açıklayacağıma dair en ufak bir fikrim bile yoktu. Zaten şu an içinde bulunduğumuz durumun hiçbir mantıklı açıklaması yoktu. Ferman Adar, benim patronumdu; ben ise onun kızının bakıcısı. Fakat şimdi, olmaması gerektiği kadar yakındık. Hem de hiç olmaması gerektiği kadar... Bir eli çıplak belime sarılırken, diğer eli elbiseme doğru uzandı. Elimi hızla uzatarak onu durdurdum; ama bu pek işe yaramadı. Elbisemin ucunu sıyırarak elini çıplak bacağıma indirdi ve okşamaya başladı. İnlememek için kendimi zor tuttum. Eli yukarı çıktı. İç çamaşırımın üzerinden kadınlığımı bulduğunda daha fazla dayanamadım ve boğuk bir sesle inledim: “Iımmhh!” Onun sesi bu defa hırıltılı çıktı: “Anlaşılan sen de kendine hâkim olamıyorsun,” Tüylerim diken diken olmuştu. Biz nasıl bir durumun içindeydik? Buna nasıl izin verebilirdim? Bedenim adeta taş kesilmişti. Hayatımda ilk defa bir erkekle bu kadar yakındım ve o kişi patronumdu… Bedenim, daha önce hiç yaşamadığım duyguları keşfediyor, bir erkeğin dokunuşlarına engel olamıyor, dahası hoşuma gidiyordu. Zar zor konuşabildim: “Bırakın beni.” Dudağı alaycı bir ifadeyle yana kıvrıldı: “Kadınlığın benim için ıslanmışken mi?” dedi. Ukalaca bir gülüşle ekledi: “Üstelik daha hiçbir şey yapmadım bile.” Dişlerimi sıkarak ona baktım. Bu adamın bu hallerini hiçbir zaman sevmemiştim. Bu konağa geldiğim ilk günden beri, kendini bir şey sanan bu ego yığınıyla aynı ortamı paylaşmak zorunda kalmıştım. Şimdi ise onun dokunuşlarıyla kendimden geçmiş, hayretler içerisindeydim. Kısık bir sesle itiraz edebildim: “Şu an içinde bulunduğumuz durum yanlış.” Alayla güldü, ardından ciddiyetle gözlerimin içine baktı: “Sence bu, benim umrumda mı?” Kaşlarımı çatarak ona bakarken devam etti: “Senin de umurunda olmasın. Tadını çıkar.” Başını kaldırdı. Göz göze geldiğimizde yutkundum. Bakışları koyulaşmış, daha önce hiç görmediğim bir ifadeyle bakıyordu. Ferman Adar, Mardin’in en büyük aşiretinin başıydı. Sert, zalim, acımasız ağa olarak bilinen, kimsenin lafının üstüne laf dahi söyleyemediği adamdı. Ben ise anne babasını bile tanımayan, yurtta büyümüş Efsun Polat’tım. Bu konağa Ferman Adar’ın kızına bakıcılık yapmak için gelmiştim. Şimdiyse, tüm Mardin’in deli gibi korktuğu, karısı öldükten sonra hayatına kimseyi almayan, daha da zalimleşen Ferman Ağa’nın dokunuşlarıyla inlememek için zor tutuyordum kendimi. Bu hale nasıl geldiğimize aklım hâlâ ermiyordu. Ama bildiğim tek şey vardı: Bu adamda beni tetikleyen bir şeyler vardı. Bunu, ilk karşılaştığımız gün anlamıştım. ——————— Efsun yetimhanede büyümüş, kimliğini dahi bilmez. Büyüyüp doktor olur ama yıllar sonra aslında tecavüz çocuğu olduğu gerçeği ile yüzleşir… Annesinin yaşadıklarını ve mecburiyetlerini öğrenen Efsun, annesine bulacağına dair kendisine bir söz verir ve Mardin’de kalmaya karar verir… Elinde sadece yüzünü bile görmediği, hayatı boyunca hiç bir zaman tanımadığı annesine dair eski bir fotoğraf vardır. Ailesini ararken daha ne olduğunu dahi anlamadan kendisini Mardin’in en zalim en acımasız, karısı öldükten sonra daha da zalimleşen ağasının kızına bakıcılık yaparken bulur… ————————— Ferman Adar… Bir diğer adıyla, Mardin’in en gözü kara, en zalim en gaddar adamı… Babası ölünce Adar aşiretinin başına geçen ferman, aşiretin istediği üzerine bir evlilik yapar ve bu evliliğinden bir kızı gelir dünyaya. Ama eşi doğum sırasında hayatını kaybeder. Karısının ölümünden sonra daha da zalimleşen ağa hayatına kimseyi almazken kızının bakıcısına karşı koyamaz… ————————— Sırlar… Yalanlar… İhanet… Tutku ve imkansız bir aşk… Efsun annesini bulmak için çıktığı bu yolda bambaşka şeyler yaşayıp aslında hiç öğrenmemesi gereken sırlar öğrenir… Ferman ise; kurduğu o yıkılmaz, sarsılmaz dünyasını ilk başta arzulamak adı altına sığınarak geçiştirse de aslında o kadın için tüm dünyasını baştan yaratacağını bilmez… Klasiklerin dışında, aksiyon ve aşk dolu bir kitap…
like
bc
Kesişen Yollar
Güncellenme zamanı May 28, 2026, 06:30
Karşımdaki bana nefretle bakan adama bakarken gözyaşlarım sel olmuş akıyordu. “Ben katil değilim…” Üzerime üzerime gelmeye başladı; o geldikçe ben geri geri adım attım. Sırtım sert duvara çarpınca durmak zorunda kaldım. Gelip tam dibimde durdu… Bakışlarında sadece nefret vardı. Daha birkaç gün önce hayatımı kurtaran adam, şimdi bana nefretle bakıyordu. “Neden inanmıyorsun bana? Ben yapmadım…” “Daha fazla konuşma!” dedi buz gibi bir sesle. “Konuşsan da fayda etmeyecek…” İnkar edercesine başımı iki yana salladım. “Ben yapmadım…” “Aldığın iki cana karşılık bana bir can vereceksin!” Gözlerim dehşetle açıldı. Devam etti: “Bebeğimi doğuracak, sonra da siktir olup gideceksin!” “Hayır… İnan bana, ben suçsuzum. O kendisi düştü…” “Sen benim karımı öldürdün! Ama ben seni öldürmeyeceğim,” dedi ölüm saçan bakışlarıyla. Nefesi yüzüme vururken şu an istediğim tek şey, yaşanan bunca şeyin bir kabustan ibaret olmasıydı… “Senin cezan benimle evlenmek olacak… Canını aldığın bebeğim ve karımın yerine bana bir bebek vereceksin!” -**- Ben Elif Zerda… Tek bir gecede tüm hayatı yerle bir olan Elif Zerda… Bir gece ansızın şahit olduğum bir cinayet, beni Şiyar Karahanlı ile karşılaştırmıştı. O gece bana umut olup hayatımı kurtaran adam, şimdi bana cellat oluyordu… Ama ben katil değildim ki… Hiçbir suçum yoktu. Daha ne olup bittiğini bile anlamadığım, hayatım boyunca hiç tanımadığım bir adamın karısı oluyordum. Hem de katil damgasıyla… -**- Şiyar Karahanlı… Diğer adıyla Karahanlı Aşireti’nin başı, Mardin’in en zalim ağası… Bir gece ansızın hiç tanımadığı bir kızın hayatını kurtarmak isterken, o kızın kendi karısının ölümüne sebep olacağını bilmiyordu. Şimdi ise intikam almak için o kadını nikahına alacak ve ona bu dünyada cehennemi tattıracaktı. Oysa bilmediği çok şey vardı… Çünkü onların yollarını kesiştiren, kaderin ta kendisiydi.
like
bc
Yazgı
Güncellenme zamanı Apr 27, 2026, 14:45
❗️🔞 Sahneler detaylı anlatılmaktadır. Bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz🔞❗️ 8 yaşında babası gözleri önünde öldürülen, annesi tarafından türlü işkencelere maruz kalan bir çocuk… Sevdiği kadının ölüm haberi ile herkesi geride bırakarak giden bir adam… İki düşman aşiret… Nefretten aşka sürüklenen bir yazgı… Rojin daha sekiz yaşındayken babası gözleri önünde 6 kurşun ile öldürülür… Babasının ölümünden sonra annesinin psikolojik ve fiziksel şiddetine maruz kalır. Aradan yıllar geçer ve sevdiği adamın ihanetiyle yüzleşir… Çocukluktan beri kendisine verdiği bir söz vardır. O da babasını gözleri önünde öldüren adamın hapisten çıkacağı günü dört gözle beklerken alacağı intikamdır… Aradan 16 yıl geçer ve babasının katili hapisten çıkar. O, intikam hırsı ile yanıp tutuşurken aşiretler araya girer ve sulh masasına otururlar… O sulh masasından Rojin’in babasının katilinin oğlu, Dijwar Miroğlu ile evlilik kararı çıkar… Bu karara karşı çıkan Şahmaran kardeşleri, kız kardeşlerini vermek istemezlerken Rojin aşiret toplantısını basarak Dijwar Miroğlu’nu herkesin gözü önünde vurur… Beni almak o kadar da kolay değildir ağalar… Dijwar ise; yıllar önce tek taraflı sevdiği Jiyan’ın başka biriyle kaçması ve töre gereği öldürülmesi üzerine herkesi geride bırakarak Van’ı terk ederek MİT ajanı olur… 8 yıl sonra aldığı gizli bir görev için memleketine dönerken berdel kararı ile yüzleşir. Ve o da bu karara karşı çıkar… Ancak Rojin’in dik başlılığı ve intikam hırsı kafasını karıştırır… Daha önce hiç yüzünü dahi görmediği ve sadece gözlerinden etkilendiği kadını kaçırarak evlenmeye zorlar. Rojin başta bu teklifi tabii ki kabul etmez. Ama söz konusu abilerinin canı ve Van’da çıkan adı olduğu için kabul eder… Oysa kabul ederken içinden ettiği bir yemin vardır… O, Miroğlu Konağı’na babasının ve elinden alınan çocukluğunun hesabını sormak için gidecektir… Rojin intikam hırsı ile gittiği Miroğlu Konağı’nda Dijwar’a karşı koyacak mı? Aralarındaki çekim ve bağ, Rojin’in intikam almasına izin verecek mi? Ya da intikam hırsına kapılıp ne kadar ileri gidecek? Dijwar sadece bedel ödetmek adı altında kaçırdığı kızın gözlerine yenik düşerken onun ihanetinin altından kalkabilecek mi? Aşkları, yaşanan her şeyi geride bırakmaya yetecek mi?
like
bc
Gümülen Yeminler
Güncellenme zamanı Feb 25, 2026, 18:47
like
bc
SEVDÂ KAPANI
Güncellenme zamanı Jan 18, 2026, 06:31
Karşımda, o kaslı vücuduyla duran yüzbaşıya bakarken derin bir nefes aldım, yutkundum. Parmağı saçlarımın arasında dolanınca hafifçe irkildim. Sesi, emir gibi geldi: "Aç gözlerini." Gözlerimi yavaşça araladım. Kapkara gözleri, sert yüz hatları ve belirgin çene kasları şimdi çok daha netti. Yeni çıkmaya başlamış sakalı, ona ayrı bir hava katmıştı. Belimdeki elini daha da sıkı kavrayıp, "Sen neden hiç rahat durmuyorsun?" diye sordu. Alaycı bir ifadeyle yüzüne baktım: "Ne yaptım ki ben?" Kaan, kendini bana daha da bastırdı ve sesi hırıltılı çıktı: "Benimle oyun oynama, Üsteğmen." Şu an tüm bedenim alev almış yanıyordu. Aklım bunun yanlış olduğunu haykırsa da, bedenim isyan ediyor, Kaan’ın en ufak dokunuşu için kendinden geçiyordu. Dudaklarımı onunkilere yaklaştırıp fısıldadım: "Niye bu kadar korkuyorsun, Yüzbaşım?" Kaan'ın gözleri daha da karardı. Kulağıma eğildi, sesi kısıktı: "Yapma, sınırlarımı zorluyorsun." Hala sınır mı diyordu? Nefes nefese, burun burunaydık ama hâlâ sınırlarından bahsediyordu. İşaret parmağımı kaslı omuzlarında yavaş yavaş gezdirdim. Huylandığını hissettim. Başını iki yana sallayıp, "Dila," dedi. Şaşkınlıkla ona baktım. Bana ilk defa ismimle seslenmişti. Ben ona bakarken ekledi: "Sondayım." Başımı hafifçe salladım. O an beni tezgâhın üzerine oturttu. Bacaklarımı aralayıp aralarına girdi. Elini yeniden belime koyarak aramızdaki mesafeyi tamamen kapattı. Göğsüm hızla inip kalkarken, Kaan aniden dudaklarını dudaklarımla birleştirdi. Beklemediğim için ilk başta şaşırdım. Gerçi neye şaşıyorsam, onu bu hale getiren bendim zaten. Nefessiz kaldığımda göğsünü zorla iterek ayrıldım. Hızlı hızlı nefes alıyordum, dudaklarım hâlâ onun dudaklarına değiyordu. Kaan, gözlerimin ta içine bakarak, "Sana demiştim, Üsteğmen," dedi. Dudağım yana kıvrıldı, ona baktım: "Bana karşı koyamadığını kabul ediyorsun yani?" Kaan boynuma eğildi, "Ulan gözümün içine baka baka yaptığın cilveye çok bile katlandım. Normalde seni ilk günden altıma almam gerekirdi," dedi sert bir tonda. Bacaklarımı beline doladım, kollarımı da boynuna kenetledim. Kaan mırıldandı: "Baban seni bana emanet etmekle çok büyük hata yaptı, Üsteğmen." Haklıydı. Ateşle barut misali yan yanaydık ve bunca zaman nasıl patlamamıştık, hâlâ şaşırıyordum. Ama biliyordum; buraya geldiğim ilk gün, onu o üniformayla gördüğüm ilk an aklınma kazımıştım. Ve şimdi istediğimi elde etmiştim. Kaan'ın da bana karşı koyamadığını biliyordum. Elimi yeni çıkmış sakallı yanağına koyup burnumu burnuna sürttüm. Kaan dudağıma küçük bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek, "Babama nasıl hesap vereceksin Yüzbaşım? Unutma, ben ona emanetim," dedim. Şu an damarına basıyordum. Kaan kısık bir sesle, "Kızı rahat dursaydı şu an bu halde olmazdık," diye karşılık verdi. Ama babam bunu öğrenirse... Yüzüne bakmazdım. Kaan, "Boşver şimdi her şeyi. Bana odaklan Üsteğmen, rahatla ve bana odaklan," dedi. Kara gözlerine bakarken Kaan yine dudaklarını dudaklarımla birleştirdi. Hiç tereddüt etmeden karşılık verdim. Biliyordum, bu geceden sonra hiçbir şey aynı olmayacaktı ama zaten bunu ben istemiştim ve hiç pişman değildim. Her hücrem, Kaan için deliriyordu
like
bc
MARDİN GÜZELİ
Güncellenme zamanı Nov 14, 2025, 11:55
❗️🔞Sahneler detaylı anlatılmaktadır. Bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz🔞❗️ Okumak isteyen genç bir kız… En yakın arkadaşının kız kardeşine aşık olan bir adam… Gizlenen bir sır… Ve yıllar sonra intikam almak için geri dönen bir adam… Mirza, seneler evvel ağalık mirasını reddederek giderken, yıllar sonra arkadaşının düğünü için geldiği Mardin’de, arkadaşının kız kardeşine ilk görüşte aşık olur… Bir zamanlar reddettiği ağalığı bu defa Zerya uğruna kabul eder ve ağa olup Koçeroğlu aşiretinin başına geçer… Zerya ise; istemediği bir evliliğe kurban gitmemek için abisinin en yakın arkadaşı olan Mirza Koçeroğlu’nun anlaşmalı evlilik teklifini kabul eder ve evlenirler. Ama bilmediği şey, Mirza’nın ona zaten aşık olduğudur… Asıl olay; Mirza’nın kardeşi Serhat’ın, 4 yıl önce bir gece ansızın terk ettiği Mardin’e geri dönmesiyle başlar ve abisinin evlendiği kadının, 4 sene önce uçurumun kenarında gördüğü o kız olduğunu fark eder… Yıllar sonra intikam için geri dönen Serhat, Zerya ile yüzleşirken, Mirza’nın Zerya’ya olan aşkı bu durumlardan nasıl etkilenecek?
like
bc
HAVİN ( Kaderin Oyunu )
Güncellenme zamanı Sep 24, 2025, 22:04
hayat ona hiç ummadığı bi taraftan gelmişti sırf ailesinin kanı dökülmesin diye berdelle evlenmek zorunda kalmıştı. Tabi olacaklardan habersiz berdelle başlayan nefret dolu evlilik bambaşka bi aşka dönüşmüştü
like
bc
KANLI LALE
Güncellenme zamanı Aug 27, 2025, 11:06
like