Story By Aria
author-avatar

Aria

bc
SENİ GERİ ALACAĞIM
Updated at Jul 27, 2026, 04:28
Seni Geri AlacağımDemirkan Vardar hayatı boyunca terk edilmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyordu.Bu yüzden Lal'a âşık olduğunda ona servetini değil, kalbini vermişti.Bir yıl boyunca aynı hayalleri paylaştılar. Aynı evde yaşadılar. Aynı geleceği kurdular.Ta ki Demirkan'ın bir daha duymak istemediği o sözleri duyana kadar...Lal'ın onu parası olmadığı için terk ettiğine inandı.Ve bu kez terk edilen taraf olmayı beklemedi.Arkasında tek bir iz bile bırakmadan kayboldu.Fakat Demirkan'ın bilmediği bir şey vardı.Lal o sırada onların çocuğunu taşıyordu.Onu bulmak için aylarca uğraştı. Aradı, sordu, peşine düştü. Ama Demirkan sanki yeryüzünden silinmişti.Sonunda oğlunu tek başına dünyaya getirdi.Beş yıl sonra kader onları yeniden karşı karşıya getirdiğinde hiçbir şey eskisi gibi değildi.Demirkan hâlâ onu unutamamıştı.Lal hâlâ cevabını alamadığı sorularla yaşıyordu.Ve ikisinin arasında, varlığından habersiz büyüyen küçük bir çocuk vardı.Geçmişin yaraları yeniden açılırken, Demirkan bu kez tek bir şey için savaşmaya hazırdı:Lal için.Ve yıllar önce kaybettiğini sandığı aşk için.
like
bc
DEMİR 'İN ESİRİ +18
Updated at Apr 11, 2026, 14:20
.****Nehir iyi ve zeki bir kızdı, ama iyiliği onun en büyük düşmanıydı. Mutlu ve huzurlu bir hayat yaşıyordu… ta ki mafya babası kapısını çalana kadar.Babasının hataları yüzünden kendini şeytana feda etmek zorunda kaldı.Ama bu şeytanın kalbi var mı?Nehir, onunla konuşmayan bu sessiz ve zalim adamla nasıl başa çıkacak? Babası için bunu ne kadar sürdürebilir?Sonuçta mafya babasıyla birlikte olmak kolay değildi.
like
bc
YASAK YEMİN
Updated at Jul 27, 2026, 06:52
Hayatımın en büyük hatasının, sevmediğim bir adamla nişanlanmak olduğunu sanıyordum.Yanılmışım.En büyük hatam, onun gerçek yüzünü görmemmiş.Düğünümüze aylar kala açtığım o kapının ardında, nişanlım Aras başka bir kadının kollarındaydı.Kalbim paramparça olurken, arkamdan sakin bir ses yükseldi."İstersen onun yerine benimle evlen."Kuzey...Nişanlımın ağabeyi.Yıllardır tek kelime etmeden beni izleyen adam.O gün verdiğim tek bir cevap, sadece hayatımı değil, üç kişinin kaderini de değiştirdi.Çünkü bazı aşklar yasaktır.Ve bazı yeminler, yanlış kişiye edilir.
like
bc
MAFYANIN ESİRİ
Updated at Jul 27, 2026, 03:20
Ne yapıyorsun?” diye sordum telaşla.“Ne yapacağımızı sanıyorsun?”Sesi sakindi ama içinde tehlikeli bir kararlılık vardı. Bir anda gömleğini yırtarak düğmelerini kopardı. Onu o halde görünce yüzüm kızardı, utançla gözlerimi kaçırdım.Kalbim hızla çarpmaya başladı. Yataktan fırlayıp kapıya doğru koştum. Ama daha ulaşamadan, güçlü kolları belimi sardı. Beni kendine çekti, sert bir hareketle çevirdi.“N’oldu, tatlım? Korkuyor musun?”Sözleri kulağımda bir fısıltı gibi yankılandı.Nefesim kesildi.“Benimsin,” dedi karanlık bir tonla.Kaçmak istedim… ama onun varlığı her şeyi bastırıyordu.******Dante Romano..Gücün, korkunun ve karanlığın vücut bulmuş hali.Bir mafya imparatorluğunun başında olan Dante, kendi düzeninin içten içe çürüdüğünü fark ettiğinde, gerçeği ortaya çıkarmak için her şeyi göze alır. İzler onu Asya'ya götürür: zeki, güçlü ama tehlikeli bir şekilde onun dünyasına ait olmayan bir kadın.Başta sadece bir araç olan Asya, zamanla Dante'nin takıntısına dönüşür.Dante, gücünü ve etkisini kullanarak Asya'nın hayatına sızarken; Asya kendini, kaçması gereken bu adamın karanlığına çekilirken bulur.Gerçekler açığa çıktıkça;yalanlar, ihanetler ve arzular birbirine karışır.Ve bir noktadan sonra…geri dönüş kalmaz.Aşk mı kazanacak?Yoksa karanlık her şeyi yutacak mı?
like
bc
EYLÜL YAĞMURU
Updated at Jul 20, 2026, 10:13
Her şey, daha dünyaya gözlerini açmadan yarım kalan bir hikâyeyle başladı.Melek’in hatası, çaresizliği ve yalnızlığı… Eylül’ün kaderi oldu.Eylül, annesini doğduğu gün kaybetti. Babası onu hiç kabul etmedi. Ailesi ise varlığını görmezden geldi. Daha ilk nefesinde, hayata tek başına bırakılmıştı. Hastane koridorlarında başlayan yolculuğu, kısa süreli yuvalar ve geçici kucaklar arasında savrularak devam etti. Hiçbir yer “ev” olmadı.Sonunda bir yurda verildi.Eylül için hayat, duvarları soluk renkli, kapıları hep yarım kapanan o binada şekillenmeye başladı. Orada öğrendi beklemeyi… Sevilmeyi umut edip vazgeçmeyi… Ve en çok da güçlü görünmeyi.Ama o duvarların içinde bir şey değişti.İpek.Eylül’ün hayatındaki ilk gerçek bağ, ilk gerçek dostluk oldu. Birbirlerinin eksiklerini tamamlayan iki yarım hikâye… Aynı yalnızlığın içinden geçen iki çocuk… Birbirlerine tutunarak büyüdüler.Eylül bir süre sonra evlat edinildi.Yeni bir ev, yeni bir aile, yeni bir hayat ihtimali…Ama geçmiş, peşini hiç bırakmadı.Sevilmeyi hep sorguladı. Güvenmeyi tam öğrenemedi. İçindeki o eksiklik, büyüdükçe daha da derinleşti.Gençliğe adım attığında, içinde hâlâ dolduramadığı bir boşluk vardı. Ve o boşluk, onu yanlış insanlara yaklaştırdı.Henüz çok gençken, kendisinden büyük, karanlık bir hayatın içinde kaybolmuş bir adama âşık olduğunu sandı. Aslında bu bir aşk değildi… görülme ihtiyacıydı.Onunla kaçtı.Evlenmek, bir yuva kurmak, sonunda “ait olmak” istedi.Ama kurduğu hayat, hayal ettiği gibi olmadı.Yoksulluk, korku ve bağımlılıkla geçen günler… Her geçen gün biraz daha sıkışan bir hayat… Eylül, yanlış bir seçimle sadece özgürlüğünü değil, kendisini de kaybetmeye başladı.Ve en acı olanı…Bunu fark ettiğinde artık çok geçti.Evlendiği adam, zamanla daha karanlık, daha öfkeli biri haline geldi. Eylül’ün hayalleri birer birer sönerken, geriye sadece hayatta kalma mücadelesi kaldı.Ama bazı hikâyelerde mücadele yetmez.Eylül’ün hikâyesi de pamuk ipliğine bağlıydı başından beri.Ve bir gün…O iplik koptu.Geride ne kaldı?Yarım kalmış bir hayat.Sevilmeyi bekleyen bir çocuk.Ve hiç bitmeyen bir soru:Eğer biri onu gerçekten sevseydi…Her şey farklı olur muydu?
like
bc
PATRONUN GÖLGESİNDE
Updated at Jul 9, 2026, 14:53
Bir ihanet, her şeyi bitirebilir... ya da her şeyi başlatabilir. Banu, hayatının en büyük ihanetiyle yüzleştiğinde yalnızca nişanlısını değil, geleceğe dair bütün hayallerini de kaybettiğini sandı. En güvendiği iki insanın sırtından vurması onu yıkabilirdi. Ama Banu, kırılmayı değil ayağa kalkmayı seçti. Tek istediği geçmişi birkaç saatliğine unutmak, acısını susturacak kadar cesur bir hata yapmaktı. Fakat o gece yaptığı tek hata, Emirhan Karaca'nın karşısına çıkmaktı. Soğukkanlı, güçlü ve her zaman kontrolü elinde tutan Emirhan, hayatında ilk kez bir kadının arkasından gitmeye değer olduğunu hisseder. Banu ise ona yaklaşmanın yeni yaralar açacağından emindir. Biri geçmişinden kaçmaya çalışırken, diğeri geleceğini onunla kurmaya kararlıdır. Bazı geceler unutulmak için yaşanır. Bazılarıysa bütün hayatınızı değiştirir. Peki ya tek gecelik sandığınız bir karşılaşma, kaderinizin başlangıcıysa?
like
bc
KARAASLAN'IN VARİSİ
Updated at Jun 17, 2026, 10:12
Mehmet Karan Karaaslan…Adı bile korku salmaya yeterdi.Gücün içinde büyümüş, merhameti zayıflık sayan bir adamdı.Onun dünyasında hisler yoktu.Kadınlar… sadece ihtiyaçtı.Bağ kurmazdı.Sevmezdi.Ve asla kaybetmezdi.Ta ki…Efsun Sancak’la karşılaşana kadar.Efsun… kırılacak gibi duran ama asla kırılmayan bir kızdı.Gözlerinde korku değil, meydan okuma vardı.Yanlış adamın karşısında durduğunu biliyordu.Ama geri adım atmadı.Bu bir aşk hikâyesi değil.Bu… kontrolün, gücün ve teslimiyetin savaşı.Çünkü Mehmet Karan Karaaslan ilk defa bir kadını sahip olmak için değil…Kaybetmekten korktuğu için isteyecek.Ve Efsun Sancak…Ya onu diz çöktürecek…Ya da onunla birlikte karanlığa gömülecek.
like
bc
PAMUK İPLİĞİ
Updated at May 28, 2026, 12:22
O gece elimi tuttuğunda, hiç ayrılmayacağımıza inanmıştım. Yağmur usulca üzerimize düşerken, “Buradayım,” demişti… sanki hep kalacakmış gibi. Ama bazı insanlar söz vermez, sadece gider. Yıllar geçti, hayat değişti, ben büyüdüm. Yine de kalbimin bir yerinde, hiç kopmayan ince bir bağ kaldı. Çünkü bazı hikâyeler bitmez… sadece yarım kalır.
like
bc
Zorbanın Takıntısı
Updated at May 18, 2026, 04:50
Soğuk bir sabah, geçmiş geri döner… Ve bazı kabuslar asla gerçekten bitmez. İki yılın ardından Nathan Cole geri döndü. Ama bu sadece bir karşılaşma değil—bu, yarım kalmış bir savaşın başlangıcı. Korku, öfke ve kırılmayan bir direnç… Mia bu kez kaçmayacak. Peki ya en tehlikeli şey, onun değişmemiş olması değil de… hiç değişmemiş gibi davranmasıysa? “Bu sefer seni yavaş yavaş kıracağım.” Ama bu hikâyede kim gerçekten kırılacak?
like
bc
INFLUENCER'A TAKINTILI
Updated at Feb 26, 2026, 07:12
Bir anlık öfke…Bir ışıkta bekleyen araba…Ve hayatları sonsuza kadar değiştirecek bir karşılaşma.Defne, kendi ayakları üzerinde duran, güçlü ama gururlu bir kadın. Yağmurlu bir günde yaşadığı küçük bir olay, onu hiç tanımadığı bir adamla karşı karşıya getirir. O adam… Emir.Emir ise kontrolü seven, takıntılı denebilecek kadar düzenli, hata kabul etmeyen bir adamdır. Hayatında her şey planlıdır — ta ki gizemli bir influencer’ın yaptığı paylaşımla düzeni altüst olana kadar.Sosyal medyada paylaşılan bir plaka numarası.Büyüyen bir yanlış anlaşılma.Ve iki inatçı insanın kesişen yolları…Defne’nin kimliğini saklayarak yaptığı paylaşımlar, Emir’in takıntısını körüklerken; aralarındaki gerilim yavaş yavaş tutkuya dönüşmeye başlar. Fakat araya girenler, geçmiş sırlar ve gurur savaşları, bu ilişkiyi daha başlamadan bitirecek kadar güçlüdür.Peki ya nefretle başlayan bir hikâye…Aşka dönüşebilir mi?
like
bc
Mafyanın Takıntılı Aşkı
Updated at Feb 16, 2026, 08:38
Rusya’nın en güçlü milyarderi ve yeraltı dünyasının acımasız lideri Aleksandr Ivanov, hayatı boyunca kimseye ihtiyaç duymamış, kimseye bağlanmamıştı. Onun için güç, sadakat ve kurallar her şeydi. Ta ki bir gün… küçük bir doğum günü partisinde kader ona hiç beklemediği bir sürpriz hazırlayana kadar. Partide garson olarak çalışan, masum bakışlı, sessiz ve narin bir kız… Anastasia Reed. Büyükannesiyle yaşayan, hayatı boyunca gölgede kalmış, kimseye yük olmadan var olmaya çalışan saf bir genç kadın. Onun masumiyeti, Aleksandr’ın karanlık dünyasında parlayan tek ışık gibiydi. O an, Aleksandr’ın gözleri Anastasia’ya değdiğinde her şey durdu. Ve o saniyeden sonra tüm hayatı tek bir kelimeye dönüştü: Takıntı. Anastasia, kim olduğunu bilmediği bu tehlikeli adama sadece bir kere gülümsemişti. Fakat Aleksandr için o gülümseme, sahip olması gereken yeni bir şey değil… sahiplenmesi gereken bir kadındı. Anastasia kaçtıkça, Aleksandr daha da yaklaştı. Saklandıkça, o kızın etrafındaki duvarları birer birer yıktı. Ne mesafe, ne korku, ne de mantık… hiçbiri Aleksandr’ın tutkusunu durduramadı. Çünkü o sadece âşık olmadı. Bağımlı oldu. Ve Aleksandr Ivanov’un bağımlılığı, bütün bir şehri yakacak kadar tehlikeliydi. Masumiyet ile karanlık, aşk ile takıntı, özgürlük ile sahiplenme arasında sıkışmış bir hikâye… Bu aşk değil. Bu bir teslimiyet.
like