Yarım Kalan AşkUpdated at Mar 15, 2026, 16:49
O cümle ağzımdan çıkmıştı ancak geri almak için hala bir şansım vardı. O şansı kullanmadım. Sessiz kaldığım her saniye kararlılığım aramızda giderek var oluyordu. Dönülmez olan o yola giriyorduk.
Yaptığımız onca tartışmadan, defalarca bırakmasını istedikten sonra ilk kez onun gözlerinde düşüşümü izledim.
Birbirimize sevgiyle bağlı olduğumuz zincirden kurtulduğumu, yer çekimine kanatları koparılarak bırakıldığımı ve henüz yere düşmeden onun gözlerinde paramparça oluşumu kelimelere ihtiyaç duymadan aşkla boğulduğum mavilerinde an be an seyrettim.
Ben şimdiye kadar bizi bitirmek istemiştim.
Ama onun için biz bitmemiştik. Ben bitmiştim...
"Sen, bana yılların unutturamadığı tek aşksın!
Sen, benim gecem gündüzüm değilsin, dünyamsın!
Bir tek senin etrafında döndüm, bir tek sana gölge oldum!"
Her cümlenin sonunda sert nefesi yüzümü yalıyordu. Hala öfkeliydi ama öfkesi benden çok kendineydi. Dayandığım kapıya iki kolunu uzatarak beni kapıyla arasına hapsetti.
Bedenlerimiz birbirine değmiyordu ama gözlerimiz duygularımızla savaşıyordu. Beklemediğim yavaşlıkla alnını alnıma dayadı. Sakinleşmiş gibiydi.
Sıcak nefesi dudaklarıma çarptı.
Fısıldadı.
"Tüm bunlara rağmen bana git dersen," yutkundu.
"Giderim!"
Ellerimi göğsüne bastırarak onu uzaklaştırdım. Gözlerine bakıp tek kelimeyle yanıtladım.
"Git!"