"Dört çocuk annesi olmanın öğrettiği sonsuz sabır ve sevgiyle, şimdi kelimelerin dünyasında kendi yolculuğuma çıkıyorum. Hayatı, anneliği ve insan ruhuna dair biriktirdiğim hikayeleri kağıda dökerek hayallerime hayat veriyorum."Hikayelerimde kendinizden bir parça bulmanız dileğiyle."
ÖNSÖZ Demir hayat kurtaran bir doktordu.Roza ise kimsenin kurtarmaya çalışmadığı bir kadındı.Birinin görevi insanları yaşatmak, diğerinin görevi ise yalnızlığını satmaktı.Fakat bazı yaralar ne reçeteyle iyileşir ne de parayla kapanır.Ve bazen bir doktorun en büyük hastalığı, kendi eskortuna âşık olmasıdır.
Bazı kaderler yazılmaz… Çalınır.O gece sadece hayatım değil, ruhum da karanlığın eline teslim oldu. Kaçmak istedim, ama her adım beni ona biraz daha yaklaştırdı. Şimdi tek bir soru kaldı:Şeytanın eline düştüğünde, kurtuluş hâlâ mümkün mü?
ÖNSÖZB
azı aşklar doğru zamanda doğmaz.Bazı kalpler ise ne kadar kaçmaya çalışsa da birbirini bulur.Olgun Aşk, yalnızca iki insanın birbirine duyduğu çekimi anlatan bir hikâye değil; sadakat ile tutku, mantık ile kalp arasında sıkışıp kalan iki ruhun mücadelesidir. Bir yanda babasının emaneti olan genç bir kadın, diğer yanda dostuna verdiği sözü korumaya çalışan bir adam...Hera, hayatının en zor döneminde kendisini koruması için emanet edildiği adamın yanında yeni bir dünyanın kapılarını aralar. Ancak kalbinin attığı yön, kimsenin hesap etmediği bir yoldur. Yaş farkı, kurallar ve toplumun çizdiği sınırlar, duyguların önüne set çekmeye çalışırken; aşk, her zamanki gibi kendi yolunu bulur.Bu hikâyeyi yazarken karakterlerimin yalnızca sevmelerini değil, sevdikleri için savaşmalarını da istedim. Çünkü bazen en büyük sınav, birine kavuşmak değil; ona yaklaşmamak için verilen mücadeledir.Paris'in büyüleyici atmosferinde geçen bu roman, yasakların gölgesinde filizlenen bir aşkın, korkularla yüzleşmenin ve kalbin sesini dinlemenin hikâyesi...Umarım Hera'nın ve onun kalbine dokunan adamın yolculuğunda siz de kendinizden bir parça bulursunuz.Sevgiyle,Başak Hanım ✍️
Helin, hayatını değiştirecek bir cesaretle, Güney Afrika’daki hayatını terk ederek, Amerika’ya sevdiği adam için doğru yola çıktı. Kadir, ona sonsuz bir aşk vaadiyle söz vermişti. Fakat karşısına çıkan yaralı, gizemli bir adam—Alex—her şeyi altüst etti. Metroda rastgele karşılaştığı bu yabancı, onun kalbinde bir fırtına kopardı. Alex, tehlikeli bir mafya dünyasından kaçan, sırlarla dolu bir adamdı. Helin, onunla birlikte bir çıkmazın ortasına çekildi. Aşk ve ihanetin iç içe geçtiği bu hikâyede, Helin’in kalbi Kadir’in yalanlarıyla sarsılırken, Alex’in sakladığı karanlık gerçekler de su yüzüne çıkmaya başlar. Bu tutkulu ve tehlikeli yolculukta, Helin ve Alex’in kaderi sadece bir adım uzakta. "Kurtardığım Mafyayla Evlendim", sizi ihanetin ve tutkunun sınır tanımayan dünyasına davet ediyor. Hazır mısınız?
Bazı savaşlar vatan için verilir, bazılarıysa insanın kalbinin tam ortasında başlar.Üç yıl boyunca kimliğini bile gizlemek zorunda kaldı. Görevini, vatanını ve ardında bıraktığı kadını düşünerek yaşadı. Her mermide hayata tutundu, her nefesinde onu yeniden görebileceği günü bekledi. Görev tamamlandığında elinde bir buket çiçek, yüreğinde yılların özlemiyle nişanlısının kapısını çaldı.Fakat kapı açıldığında, karşısındaki manzara bütün cephelerden daha ağırdı. Sevdiği kadının karnı burnundaydı... Ve o bebeğin babası kendisi değildi.Arkasından çıkan kardeşinin alaycı gülümsemesi, kurşundan daha acımasızdı. O an yalnızca sevdiği kadını değil, kardeşini, ailesini ve yıllarca uğruna yaşadığı her şeyi kaybettiğini anladı. En ağır ihanet, düşmandan değil; en güvendiğin insanlardan gelmişti.O kapının önünde yalnızca bir nişan bozulmadı. İki kardeş arasındaki sevgi öldü, yerini geri dönüşü olmayan bir hesaplaşma aldı. Çünkü bazı savaşlar üniforma çıkarıldığında değil, ihanet başladığında başlar.
ÖnsözBazı hayaller sahnede başlar, bazıları ise kurşun seslerinin arasında...Hena'nın tek isteği baş balerin olmaktı. Ancak geçmişten gelen sırlar, zorunlu bir nişan ve karşısına çıkan tehlikeli bir adam tüm hayatını değiştirdi.Cenk, karanlığın içinden gelen bir mafya.Hena ise ışığın peşinden koşan bir balerin.Bir silah, bir bıçak ve inkâr edilemeyen bir çekim...Bazen kader, iki insanı aynı dansın içine sürükler.Ve o dansın adı aşksa, hiçbir adım güvenli değildir.Çünkü aşk, tehlikeli bir danstır.Yazar Başak Hanım ✍️🌹
Bazı insanlar kaderinizi değiştirir.Bazıları ise sizi yavaş yavaş kendilerine mahkûm eder...Rosida , karanlık geçmişinden kaçmaya çalışırken karşısına çıkan gizemli adamın hayatını altüst edeceğini bilmiyordu. Güçlü, tehlikeli ve kuralları kendi koyan bu adamın bakışlarında hem kurtuluş hem de felaket saklıydı.Aralarındaki çekim inkâr edilemeyecek kadar güçlüydü. Fakat tutku bazen bir ödül değil, en zarif işkenceydi. Her yakınlaşma yeni bir sır açığa çıkarırken, her dokunuş onları geri dönüşü olmayan bir yola sürüklüyordu.Aşkın sınırlarını zorlayan, arzuyla intikamın iç içe geçtiği bu hikâyede hiçbir şey göründüğü gibi değil. Çünkü bazı kalpler sevgiyle değil, acıyla birbirine bağlanır.Ve bazen insan, kaderini tam da en nazik işkencenin altında bulur...🔥 Tutkunun, sırların ve tehlikeli bir aşkın hikâyesine hazır mısın? 🔥Yazar: Başak Hanım
Kız kardeşimin özgürlüğü, benim esaretimin bedeliydi."yaş gününe hayatının en büyük heyecanıyla uyanan bir genç kız... Ve aynı günün sabahında, babasının dudaklarından dökülen o acımasız emir: "Seni evlendirdim."Bir onur borcu yüzünden yeraltı dünyasının en karanlık, en çetin mafya liderine kurban edilmek istenen Başak, bu zorba karara tüm gücüyle karşı çıkar. Ancak kaçacak bir yolu yoktur. Babasının acımasız tehdidi nettir: İster sen evlen, ister kız kardeşini feda et. >Kendi hayatını, kardeşinin masumiyetini korumak için ateşe atan Başak, nikah masasında hayatının en büyük şokunu yaşar. Karşısına dikilen adam, o bembeyaz damatlık gömleğine taze kan bulaşmış şekilde, ölümün kokusuyla gelmiştir.Korkuyla başlayan acımasız bir evlilik, kuralları kanla yazılmış bir dünya... Dokunulmaya kıyılamayan bir masumiyet ve zamanla nefretten küllerinden doğan, sınırları zorlayan, tutku dolu bir aşk.Kırmızı ve Kara Yemin... Kanla mühürlenen bir evlilik, aşkla teslim olan iki kalp.
(+21 Yetişkin İçerik)
Özgürlüğüne düşkün genç bir kadın, Mardin'in karanlık sokaklarında kaderinden kaçarken gizemli bir yabancıyla yolları kesişir. Siyah bir at, sürüklenen bir gelinlik ve kırmızı bir kaftan, onu geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Kaçtıkça anlar ki bazı kaderler insanı peşinden bırakmaz.
“Sen yaşadın, o öldü.”Ela bu cümleyle büyüdü.Daha doğduğu gün annesini kaybetti, babasının sevgisini ise hiç kazanamadı.Bir zamanlar yanında olan abisi bile zamanla ona sırtını döndü.Sevilmeden büyüyen bir kızın hayata tutunma çabası…Ve on altı yaşında aldığı o acımasız hastalık haberi.Şimdi Ela, hem ölümle hem de kendisini hiç istememiş bir aileyle savaşmak zorunda.Çünkü bazı insanlar yaşamayı değil, hayatta kalmayı öğrenir.🖤 Son Nefesimden Önce✍🏻 Yazar Başak Hanım
"Aşk ve Esaretin Dansı..."Biten her hikayenin yeni bir başlangıç olduğunu söyleyenler, o başlangıcın ne kadar karanlık olabileceğini bilmeyenlerdi.Kaçamayacağı bir girdabın tam ortasında, tehlikeli bir gücün avucunun içinde sıkışıp kalan bir kadın... Ve onun esaretini hem bir ceza hem de tek sığınak haline getiren bir adam.Tutku, tehlike ve sırlarla örülü bu hikayede, sınırlar zorlanacak, kurallar yeniden yazılacak. Avucun içinde başlayan bu oyun, her iki tarafı da küle çevirecek bir yangına mı dönüşecek, yoksa esaretin ta kendisi mi aşk olacak?
"Gözlerindeki bağ gerçeği örtmek için değil; ruhunun, kalbindeki yasaklı günahla tanışması için bağlanmıştı."
TANITIM: BİR GÜNAHIN ANATOMİSİ
Zifiri karanlık, gerçeği gizlemek için değil, ruhu ele geçirmek için vardı. Yasemin, gözlerindeki siyah bağın ardında, kaderinin en keskin virajını döneceğinden habersizdi. Tenine değen o yabancı ve tanıdık eller, bir nişanlıya değil; zihnindeki yasaklı çizgilerin sahibi, Profesör Aras’a aitti.
Her şey bir tuvalin başında başlamıştı: Yasak bir hayal, cesur bir çizim ve bir adamın soğuk bakışları… Şimdi ise o hayal, teninde can buluyordu. İlaçla uyuşmuş bir zihin, bağlanmış gözler ve odanın kapısında yaklaşan bir felaket.
"Benim fırçamla çizdiğin hayalin içindesin şimdi," diye fısıldadı adamın sesi.
Sadakat ile tutku arasındaki o ince ip koptuğunda; Yasemin ya kendi yarattığı bu yangında kül olacak ya da bu karanlık aşktan yeniden doğacaktı. Çünkü bazen en büyük sırlar, en derin uykularda verilir ve bazı nişanlar, aslında bir esaretin başlangıcıdır.
TANITIM
“Bazı geceler insanı yakmaz… insanı seçer.”
Gece, kaçtığını sandığı karanlığın tam ortasında Aras Karahanlı ile karşılaştığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Bu bir tesadüf değildi. Bu bir çöküşün başlangıcıydı.
Aras için hiçbir şey yarım kalmazdı. Hele ki Gece… asla.
Bir bakışla başlayan şey, bir ömürlük bağımlılığa dönüşecekti.
Çünkü bazı aşklar yaşanmaz… sahip olunur.