Story By melekkas
author-avatar

melekkas

bc
YENİDEN SEV +18 Türkçe
Updated at May 19, 2026, 22:20
Bu hikâye, duyguların en sade ve en gerçek hâliyle anlatıldığı bir yolculuğa davet ediyor. Abartıya kaçmayan, sınırları zorlayan sahneler yerine; kalpte iz bırakan bakışlar, yarım kalmış cümleler ve sessizliklerin içindeki anlamlarla ilerleyen bir anlatım sunuyor. Okurken rahatsız eden değil, aksine içine çeken bir atmosfer kuruyor; her sayfada okuru yavaşça sarıp sarmalayan bir duygu yoğunluğu hissediliyor. “Saf duyguların ön planda olduğu, herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir aşk hikâyesi.” Bu söz, hikâyenin özünü en yalın hâliyle anlatıyor. Karakterler arasındaki bağ, fiziksel detaylardan çok duygusal derinlik üzerinden kuruluyor. Birbirine yaklaşan iki kalbin tereddütleri, kırgınlıkları, umutları ve yeniden deneme cesareti; doğal ve samimi bir dille işleniyor. Okuyucu, karakterlerin sadece söylediklerini değil, söyleyemediklerini de hissedebiliyor. Hikâye boyunca ön planda olan şey, sevmenin ne demek olduğu… Bazen susarak sevmek, bazen vazgeçemeyerek, bazen de yeniden başlayacak kadar güçlü kalabilmek. Bu yönüyle anlatı, yalnızca romantik bir ilişkiyi değil; aynı zamanda insanın kendisiyle olan bağını da sorgulatan bir derinlik taşıyor. Her yaştan okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bu hikâye, duygusal ama dengeli bir anlatım sunar. Ne ağır ne yüzeysel… Tam olması gerektiği gibi. Okuyucuyu yormadan, ama iz bırakarak ilerler. Ve sayfalar kapandığında geriye tek bir his kalır: Kalbe dokunan, sakin ama güçlü bir sevgi.
like
bc
ÇATI KATINDA AŞK (+18)
Updated at Sep 20, 2023, 06:50
Mahallede başlayan tutku dolu aşklarını evlilikle taçlandıran Zeynep ve Poyraz mutlu bir hayat umarken hayalleri tepetaklak olur. Asker kimliği ve evlilik arasındaki sınırı çizemeyen Poyraz gittikçe daha kıyıcı bir karaktere bürünürken Zeynep çaresizce boşanmayı teklif eder fakat Poyraz için evlilik yanılma payı olmayan bir karardır. “Her ne yaşanırsa yaşansın boşanmayı aklının ucundan bile geçirme sakın. Benimle bir yola girdiysen sonuçlarına katlanacaksın.”
like
bc
GÖRÜCÜ USÜLÜ EVLİLİK
Updated at Jul 20, 2023, 00:06
Birbirlerinden habersiz farklı şehirlerde yaşayan Elif ve Mustafa çiftinin, ailelerinin isteği ile evlenmesiyle başlayan bir serüven... Çiftler fazlasıyla yaralı iken, yaraları derinleşecek mi yoksa birbirlerine deva olacaklar mı? Karadeniz'in hırçın dalgaları yüreklerindeki yangını söndürmeye yetebilecek miydi? "Sen benim çocukluğumsun Elif!" "Sen benim kahramanımsın Mustafa! Babam gibi..."
like
bc
TOPAL ALİ
Updated at Nov 30, 2021, 07:42
İki âşık... Birbirini uzaktan seven iki âşık... Tıpkı, 'Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin,' gibi âşıklar. Ali ile Ayşem. Engel vardı aralarında, Ali'nin bacağı. Ama kime, neye göre? Ali bacağından utandığı için duygularını her zaman içinde yaşamayı tercih eden bir adamdı. Bacağının engeli yüzünden içine hapsettiği duygularıyla ne zamana kadar baş edecekti? Ayşem'in Ali'de gördüğüyse; dilinin söylediği, kalbinin çarptığı, ellerinin titrediği, terlediği, heyecandan konuşamadığıydı. Bu aşk ikiliyi yakıp bitirecek mi? Yoksa küllenmeden doğacak mı?
like
bc
ASKERİN YARİ
Updated at Dec 31, 2025, 04:23
Bu hikâye, duyguların en sade ve en gerçek hâliyle anlatıldığı bir yolculuğa davet ediyor. Abartıya kaçmayan, sınırları zorlayan sahneler yerine; kalpte iz bırakan bakışlar, yarım kalmış cümleler ve sessizliklerin içindeki anlamlarla ilerleyen bir anlatım sunuyor. Okurken rahatsız eden değil, aksine içine çeken bir atmosfer kuruyor; her sayfada okuru yavaşça sarıp sarmalayan bir duygu yoğunluğu hissediliyor. “Saf duyguların ön planda olduğu, herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir aşk hikâyesi.” Bu söz, hikâyenin özünü en yalın hâliyle anlatıyor. Karakterler arasındaki bağ, fiziksel detaylardan çok duygusal derinlik üzerinden kuruluyor. Birbirine yaklaşan iki kalbin tereddütleri, kırgınlıkları, umutları ve yeniden deneme cesareti; doğal ve samimi bir dille işleniyor. Okuyucu, karakterlerin sadece söylediklerini değil, söyleyemediklerini de hissedebiliyor. Hikâye boyunca ön planda olan şey, sevmenin ne demek olduğu… Bazen susarak sevmek, bazen vazgeçemeyerek, bazen de yeniden başlayacak kadar güçlü kalabilmek. Bu yönüyle anlatı, yalnızca romantik bir ilişkiyi değil; aynı zamanda insanın kendisiyle olan bağını da sorgulatan bir derinlik taşıyor. Her yaştan okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bu hikâye, duygusal ama dengeli bir anlatım sunar. Ne ağır ne yüzeysel… Tam olması gerektiği gibi. Okuyucuyu yormadan, ama iz bırakarak ilerler. Ve sayfalar kapandığında geriye tek bir his kalır: Kalbe dokunan, sakin ama güçlü bir sevgi.
like
bc
SENİNİM KOMUTANIM
Updated at Dec 29, 2025, 12:32
“Bir çocuğun olduğunu evlenmeden önce neden söylemedin komutan? Bu mu mertlik? Gideceğim, bir saniye bile bu evde durmayacağım.” “Bir adım atamazsın. Dün evlendik biz, sen bundan sonra benim karımsın.” “Ben senin değilim Komutanım.” “Sen benimsin, Şirin.”
like
bc
RUS ATEŞİ
Updated at Nov 15, 2025, 03:50
Gizli sırlar, yasak bir aşk ve unutulmuş bir geçmiş... Sıradan bir Türk kadınının hayatı tehlikeli bir Rus mafya lideriyle yollarının kesişmesiyle tamamen değişir. Vladimir için ailesine farklı bir ülkede yaşayacağını söyleyerek sevdiği adamla Moskova'nın kırsal bölgesinde yalnız yaşamaya başlayan Sevilay'ın tek ailesi Vladimir olur. Ancak aşkları ikisinin de hayatlarını tehlikeye atan bir sır haline gelir. Bir çocuk, bu yasak ilişkinin en masum meyvesi ve en büyük tanığı olur. Bir kaza aşkın hafızayla imtihanını başlatır. Adam geçmişinin tozlu sayfalarında kaybolur ve bir kadının yüreğindeki alevlerle yanıp tutuşan sevgiyi hatırlayamaz. "Zihnin bizi unutmuş, kalbinde mi unuttu Moskovalı?"
like
bc
BOŞ BEŞİK (ZORAKİ EVLİLİK)
Updated at Oct 3, 2025, 13:01
"Kan dökülmesin diye evlendik biz. Bana sakın karışacağını düşünme, asla buna izin vermem." Kolumdan tutup beni kendine doğru çekti. "Sen benim karımsın bunu bu saatten sonra kimse değiştiremez. Benim sözümden asla çıkmayacaksın, bu konaktan ben izin vermediğim sürece dışarıya adım atmayacaksın. Sen Toprak Demirtaş'ın karısısın. Adımlarını ona göre atacaksın, anladın mı?" Başımı iki yana salladım. Çıldırmış olmalıydı, beni bu konağa mahkum edemezdi.
like
bc
SOL YANIM
Updated at Jan 4, 2025, 08:13
Karısını ve çocuğunu depremde kaybetmiş yaralı bir adamın hayatı eskisi gibi olabilir miydi? Yeniden sevip, yeniden baba olabilir miydi? Sevdiği adam şehit olduğunda hamile olduğunu yeni öğrenmişti Afra. Bu dünyada bebeğiyle bir başına kalmıştı. Sevdiği adamın acısını kalbinde yaşarken ona yardım etmeye çalışan adamı sevebilir miydi? "Siz neler diyorsunuz Üsteğmenim?" Kaşlarını çatan Kürşat kemikli elini Afra'nın beline yerleştirip onu hafifçe kendine çekti. "Ben Üsteğmen değilim Afra. Mesleğimi bıraktım. Bana sadece Kürşat demeni istiyorum." Afra başını iki yana sallayıp elini göbeğinin üstüne koydu. "Siz az önce bana ne söylediniz?" Kürşat keskin gözlerini Afra'nın gözlerinden çekmeden derin nefes aldı. "Seninle evlenmek istiyorum, çocuğuna baba, sana eş olmak istiyorum. Benim sol yanım ol istiyorum."
like
bc
DOĞUNUN KALBİ
Updated at Nov 28, 2024, 09:22
Farklı hayatlar yaşayan iki insan... Birinin tek sevdası, üniforması; diğerininki, özgürlüğü. Kader ikisini yan yana getirdiğinde bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Karşılarına kim çıkarsa çıksın birlikte savaşacak gücü buldular. Kendi kavgalarına gelince dilleri tutuldu, yürekleri kora döndü. Bir yaz mevsimi misali; aralarındaki yakan tutku, ikisini de kavurdu durdu. "Cümle alem bilsin ve arkamızdan laf edenler yüzüme konuşmaya cüret etsin! Ceylan bu Karadenizli adamın karısıdır. Bir Allah’ın kulu ona tek bir kelime etmeye kalkarsa, karşısında beni bulur! Bunu aklınıza iyice kazıyın!"
like
bc
SAVCININ TUTSAĞI
Updated at Nov 26, 2024, 01:13
Bu hikâye, duyguların en sade ve en gerçek hâliyle anlatıldığı bir yolculuğa davet ediyor. Abartıya kaçmayan, sınırları zorlayan sahneler yerine; kalpte iz bırakan bakışlar, yarım kalmış cümleler ve sessizliklerin içindeki anlamlarla ilerleyen bir anlatım sunuyor. Okurken rahatsız eden değil, aksine içine çeken bir atmosfer kuruyor; her sayfada okuru yavaşça sarıp sarmalayan bir duygu yoğunluğu hissediliyor. “Saf duyguların ön planda olduğu, herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir aşk hikâyesi.” Bu söz, hikâyenin özünü en yalın hâliyle anlatıyor. Karakterler arasındaki bağ, fiziksel detaylardan çok duygusal derinlik üzerinden kuruluyor. Birbirine yaklaşan iki kalbin tereddütleri, kırgınlıkları, umutları ve yeniden deneme cesareti; doğal ve samimi bir dille işleniyor. Okuyucu, karakterlerin sadece söylediklerini değil, söyleyemediklerini de hissedebiliyor. Hikâye boyunca ön planda olan şey, sevmenin ne demek olduğu… Bazen susarak sevmek, bazen vazgeçemeyerek, bazen de yeniden başlayacak kadar güçlü kalabilmek. Bu yönüyle anlatı, yalnızca romantik bir ilişkiyi değil; aynı zamanda insanın kendisiyle olan bağını da sorgulatan bir derinlik taşıyor. Her yaştan okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bu hikâye, duygusal ama dengeli bir anlatım sunar. Ne ağır ne yüzeysel… Tam olması gerektiği gibi. Okuyucuyu yormadan, ama iz bırakarak ilerler. Ve sayfalar kapandığında geriye tek bir his kalır: Kalbe dokunan, sakin ama güçlü bir sevgi.
like
bc
SARMAŞIK Ⅰ SIR +18 Türkçe
Updated at Oct 24, 2024, 11:50
Tutkulu bir aşk... Birbirlerini taparcasına seven iki aşığın öfkesi de, kıskançlığı da bir ormanı yakacak kadar kuvvetliydi. Biri karısının ona olan güvensizliğine katlanamazken diğeri kocasının etrafında olan arkadaşlarına katlanamıyordu. Üç yıl aşklarına şahit olan evleri bir yıldır kavgalarına şahit olmaya başladığında aşkları gibi onları misafir eden sıcacık duvarları da küsmüştü. Sıcacık yuva veren evleri, "Bitti," kelimesiyle buz kesmişti onlar için. Ayrılmış olmalarına rağmen hâlâ birbirine âşık olan iki genç hasta oğulları için tekrar bir araya geldiklerinde her şey onlar için eskisinden daha mı güzel olacaktı? Yoksa bir daha güneş onlar için doğmayacak mıydı? SARMAŞIK 1 VE 2 BU KİTABIN İÇİNDE YÜKLÜDÜR!
like
bc
BERDEL & KÖR AĞA
Updated at Sep 3, 2024, 12:15
Doğunun sert rüzgârları, yıllardır birbirine düşman iki aşireti bir araya getirdi. Acem aşiretinin cesur oğlu Cihan ve Korhan aşiretinin inatçı kızı Dilan, bir düğünün gölgesinde bir araya geldi. Gözlerinde öfke, kalplerinde isyan vardı. Bir adam bir kızı kaçırdı, iki aile arasında kan dökülmesin diye berdelin acımasız kuralına boyun eğildi. Cihan, Dilan'la evlenmek istediğini açıkladığında, aşiretler arasındaki nefretin tavan yaptığı an geldi. Ancak bu evlilik, sadece iki kalbi bir araya getirmekle kalmadı, aynı zamanda kavga ederek öğrenilen aşka tutsak olunacağını gösterdi. “Allah şahidim olsun ki, Dilan Korhan Cihan Acem’in karısı olacaktır…” *** KÖR AĞA Süeda'nın, "Seviyorum," diyerek başladığı zoraki evlilik yolculuğu, onu kimselerin olmadığı, adeta bir dağın yalnız başına yükseldiği yerde tek gözü görmeyen Devran Ağa'nın karısı olarak yeni bir hayata sürükler. Bu evlilikte Süeda için ne bir sığınak ne de teselli bulabileceği bir omuz vardır. Gözyaşlarına tanık olacak kimse olmadığında, yalnızlığın ve çaresizliğin koynunda ağlar; üzüntüsüne ortak olacak bir dost bulamadığında, kendi iç dünyasında kaybolur. Çevresindeki insanlar, Devran Ağa'nın gamsız ve sinirli bir adam olduğunu düşünürken, Süeda'nın tek korkusu bu evliliğin getirdiği gölgelerle yüzleşmektir. Ancak zamanla, asıl görmezden gelinen gerçeklerin, kendi kalbinin derinliklerinde saklı olduğunu fark eder. Kör Devran Ağa'nın dünyasında, görünenin ardında yatan gerçekler, Süeda'nın kaderini tümüyle değiştirecek bir yolculuğun kapılarını aralar. Peki, Süeda için gerçekleri kabullenmek ve kendi iç yolculuğuna çıkmak çok mu geç olacak? "Acem kızı, ansızın bastın gönlüme tıpkı bu eve adım attığın gibi. Şimdi, geldiğin bu ansızınla çekip gidecek misin? Gözüm belki görmüyor ama yüreğim kör değil. Senin ise, gözlerin de yüreğin de kör, görmüyorsun gerçekleri…" KÖR AĞA'YI BERDEL'İN DEVAMINDA YAZIYORUM DEVRAN VE SÜEDA'NIN HİKAYESİNİ.. AYRI AYRI OKUYABİLİRSİNİZ. TÖRE 1'de= TÖRE 2'DEN BAĞIMSIZ OKUNABİLİR. KARAKTERLER SADECE AKRABA.
like
bc
KISIR GELİN +18
Updated at Aug 30, 2024, 12:35
Sevdiği adamla evlenip Mardin’e giden Damla, çocuğunun olmamasıyla hayatı başına yıkılır. Kocasının ailesi kumanın gelmesi gerektiğini düşünürken onun yüreği bu acıyı dayanamaz. “Var bırak gideyim Azat Ağa. Gelinliğimle girdiğim bu konaktan kefenimle çıkmayayım. “
like
bc
MUCİZEM SENSİN +18
Updated at Apr 23, 2024, 03:48
Avşin, birçok engelle dolu hayatının ortasında, kendine yer bulmaya çalışan genç bir kadındır. Gözleri kadar karanlık olan geçmişinden kaçarken, mafya dünyasının gizemli bir figürü olan Baran\'ın kollarına sığınır. Baran, tehlikeli bir adam olabilir, ama onunla paylaştığı geçmiş ve birbirlerine karşı hissettikleri, Avşin\'in hayatta kalma savaşını bir aşk savaşına dönüştürür. Ancak Avşin\'in Baran\'ın dünyasında her şeyin göründüğü gibi olmadığını hızla fark etmesi uzun sürmez. Kaçmak istediği her an, onu daha da derinlere çeken bir sırrın pençesinde bulur kendini. Bir yandan Baran\'ın tehlikeli dünyasındaki düşmanlarla başa çıkmaya çalışırken, bir yandan da bu karanlık dünyada kendini ve aşkını koruma savaşı verir. Avşin\'in karşısındaki seçimler, onu ya sonsuz bir aşka ya da kurtulması imkansız bir karanlığa sürükleyecek. Peki, aşk, tüm bu tehlikelerin ve sırların üstesinden gelmeye yetecek mi?
like
bc
BATAKLIK
Updated at Apr 13, 2024, 19:33
Hayalleri vardı onun... Her genç kız gibi âşık olmak, sevdiği adamla evlenmek isterdi... Hayat ondan ailesini, evini, köyünü çaldı... Hayat ondan benliğini çaldı... Ağrı'nın Budak köyünde yaşayan Alina internette tanıştığı Selma'yla yakın arkadaşlık kurar. Onunla telefonda, internette gece gündüz konuşur. Selma Alina'nın İstanbul'a gelmesini, ona yaşadığı şehri göstereceğini söyler. Daha önce şehir dışına çıkmayan genç kız bu teklife sıcak bakmaz. Selma o gelmiyor diye bir süre onunla olan arkadaşlığına ara verir, bu durum Alina'nın moralini çok bozar. Hayatında ilk kez farklı bir şehirden arkadaşı olmuştur ve bu arkadaşı eğer o İstanbul'a gitmezse onunla konuşmayacağını söyler. Alina gece gündüz ailesine yalvarmanın sonucu Selma'nın yanına gitmek için izin alır. Ve gider... Güvendiği arkadaşı onu bilmediği insanların içine atar. Yüzünü görmediği adama mahkum olur... "Kimsin, benden ne istiyorsun?" "Seni istiyorum GÜVERCİN..."
like
bc
SEVDA MASALI & LAVİNİA +18
Updated at Apr 11, 2024, 23:00
SEVDA MASALI VE LAVİNİA AYNI KURGUNUN İÇİNDE. SEVDA MASALI FİNAL OLDUKTAN SONRA LAVİNİA’YA DEVAM EDİYORUM. SEVDA MASALI TANITIM: Aynı mahallede ona abi diyen Miray'a kara sevdalanmıştı Mirza. Güldüğünde gülmüş, ağladığında ağlamıştı. Onun baktığı yerde olmuş, varlığıyla onu asla rahatsız etmemişti. Gönlündeki kadının arkadaşını sevdiğini bilmeden ona hissettiği aşkı heybetli bedenini yakıp kavurmuştu. Ne etrafından kendini toparla sözlerini duymuştu ne de her gün çöken görüntüsünü fark etmişti. Üzmekten korktuğu Miray'la mahallede çıkan dedikodular yüzünden nişanlandığında, hayatın güzel olacağını düşündüğünde çok mu yanılmıştı? Her gün yüzüne baktığı kızın gözlerindeki yaşları gördüğünde bitik bir hale geleceğini bilememiş miydi? “Eğer istemiyorum deseydin bu yüzüklerin parmağımıza girmesine izin vermezdim. Her zaman bana alışacağın günü bekledim, bir gün sever dedim ama sen sevmediğin gibi beni suçladın. Ben sadece senin mutlu olmanı istedim.” Bu sözleri söylediğinde paramparça olan yüreğinin bir daha bir araya gelmeyeceğini düşünmemiş miydi? "O güzel kalbine herkesi sığdırdın bir beni sığdıramadın. Herkesi sevdin bir beni sevemedin. Sana iğnelerini batıranlara kollarını açtın, sevgisini verene sırtını döndün. Canın sağ olsun, ben seni dikenlerinle de çok severim." LAVİNİA TANITIM: Aynı mahallede birbirlerine yabancı olan iki yaralı kalp, biri genç yaşında babasını kaybetmiş yaralı bir Komiser, diğeri felç olmuş babasına annesiyle sahip çıkmaya çalışan Adli Tıp Teknikeri. Yaşıtları gibi eğlence düşkünü olmayan bu iki genç ailelerin isteğiyle bir araya geldiklerinde unuttukları kalplerinin varlıklarını hatırlayabilecekler miydi? Yaşayamadıkları duyguları yavaş yavaş tatmaya başladıklarında hayatlarında oluşan acı olay onları tüketecek miydi? "Benim yanıma gelerek mesleğini tehlikeye atmanı istemiyorum bundan sonra. Seninle ben olamayız Cihangir, bir polis katil birini hayatına alırsa onun gibi kirli olur. Lütfen daha fazla kendini de beni de üzme." "Senin katil olman benim sana olan duygularımı değiştirmeyecek. Kapıdan kovsan bacadan geleceğim, yüzüme bakmazsan baktığın yerde olacağım. Sana söylemiştim hatırlıyor musun? Ben düştüm mü kalkmasını bilirim, kalktığımda da asla pes etmeden istediğimi alırım. Sen ceza evinde bir yıl kalsan beklerim seni, on yıl kalsan beklerim, bir ömür kalsan bir ömür beklerim. Unutma sen burada tek başına değilsin benimle mahkûmsun." İKİ KURGUMDA BİRBİRİNE BAĞLANTILIDIR. SADECE SEVDA MASALI’N DA MİRAY VE MİRZA’NIN HAYATINI YAZDIM. LAVİNİA DA İSE ASLI VE CİHANGİR’İN. Yetişkin içeriktir. ( +18)
like
bc
HİCRAN
Updated at Mar 4, 2024, 09:10
Aşkın tutkusu ve engellerin gölgesinde sıkışmış iki kalp... Yetimhaneden ayrılan Nazlı tek başına kaldığında koca bir çukurun içinde ölümü beklerken her gün yetimhaneye gelen Kenan'ın ona uzattığı eli tuttuğunda hayatı daha mı güzel olacaktı yoksa karanlığın içine mahkûm mu olacaktı? Kenan'la yaşadığı tutku dolu aşk araya giren zorluklarla ayrı düştüğünde bir gün tekrar bir araya gelebilecekler miydi? “Lafımın üzerine laf söylenmesinden rahatsız olduğumu hepiniz biliyorsunuz. Zamanında onu bu eve hangi niyetle sokmak istediğinizi de biliyorsunuz. Karımın huzurunu kaçıracak bir davranışta bulunmayacağınızı size başında söyledim. Bu kız burada kalkmayacak, bitti.”
like
bc
SARMAŞIK II YENİDEN +18 Türkçe
Updated at Aug 24, 2023, 04:04
Boşanmak için gün sayan Deniz ve Ali oğullarının hasta olduğunu öğrendikleri gün hayatları alt üst olur. Kendi dertleri yüzünden oğullarını ihmal ettikleri için vicdan azabı çeken iki insan bundan sonraki hayatlarını onun için adarlar. Her şeyin daha güzel olacağına inanarak yeni bir hayata adım attıklarında her şey sahiden onlar için güzel olacak mıydı? Oğulları Batuhan, anne babasının elinden tutup, güzel günler gösterecek miydi onlara? “Kendimden utanıyorum Ali. Hastalıklı düşüncelerim yüzünden oğlumu ihmal eden bir anneyim. Yaşadığım her şeyi hak ediyorum ben.” “Kendini suçlama, sen bu dünyada gördüğüm ikinci mükemmel annesin.”
like
bc
İLK GÖRÜŞTE AŞK
Updated at Nov 4, 2021, 08:16
“Aşk insanın karşısına ansızın çıkıyor” derdi annem. Ona tebessüm eder, "aşk bana uğramaz anne" derdim her konuştuğumuzda. Ta ki o güne kadar; bir Eylül ayında gelmişti kamyon mahallemize, eşyalar yavaş yavaş taşınmıştı evimizin karşı binasına. Yeni kiracı gelmiş deyip tülü kapadığım da, bilememişim kalbimin tülünü araladığımı. Gözlerim onu üniformasıyla gördüğünde, aşk denilen duygunun sanırım o an bana uğradığını anlamıştım. Bir açıklaması yoktu onu görünce hissettiklerimin. Üzerine yapışan polis formasıyla ne kadar ilgi çekici görünse de, gözlerimi üzerin de daha fazla tutamamıştım. "Merhaba" demişti kadife sesiyle. Bedenim uyuşmuş karnımın içinde kelebekler dans etmeye başlamıştı. "Merhaba" demiştim kısık sesle. O an neden böyle olduğunu anlamamıştım. " Ben mahallenize yeni taşındım, adım Selim." demişti güven veren sesiyle. Heyecan ve telaşla "hoş geldiniz" demiştim. Annemin bahsettiği ‘İLK GÖRÜŞTE AŞK’ bu muydu yoksa?
like
bc
SOMUT- UYANIŞ
Updated at Nov 4, 2021, 04:46
Ellerini birbirlerine uzatmışlardı; fakat yetişemiyorlardı... Sırat köprüsünde gibilerdi... İncecik bir köprüydü... Atılamayan adımlar, kavuşamayan eller, sürgün gibi olan bir köprü... O sürgün yeni filizlenmişti tıpkı içinde ki kıvılcımlar gibi... Ya kaldıramazsa ikisinin ağırlığını? Neydi yaşadıkları? Sürgün olacak mıydı onlar için koca bir dal? Yeşerip, o dalın altı onlara gölge olacak mıydı? Parmak uçları bile olsa hissedebilecek miydi tenleri birbirlerini? Bakakalmışlardı birbirlerine; öyle güzel, öyle masum; o köprüde birer uçta... Ömründe görmediği o mavilere, burnunun direğini sızlatan o kokuya, aklına mıh gibi kazıdığı; sadece sureti değil tüm uzuvlarını bildiği, sarıldığı, sımsıkı sarıldığı o beyaz tüylere ve aslını bildiğini ONA Nora'nın kalbinin evet dediği gibi bedeni ve mantığı da EVET diyebilecek miydi? Tek bir yer miydi buluşma noktaları? Nora'nın onu görebilmesi için uyumaktan başka çaresi yok muydu? Yaşadığı an ile soyutluğun arasında gerçeklere ulaşabilecek miydi?
like
bc
MEYUS
Updated at Nov 4, 2021, 04:09
Yaralı bir adam! Kardeşi için gitmediği psikiyatrist kalmamıştı. Mina Aslan’ı bulduğunda, kardeşi için ona yalvarmak durumunda kalan adam hayatında ilk kez bir kadının önünde diz çökmüştü. “Senden sadece bir şans istiyorum. Onun iyileşmesi için bir şans. Lütfen ona yardım et.” Mesleği boyunca ilk kez endişe duyan kadın dizlerinin üzerinde duran adamın gözlerine bakamamıştı. Onun yanaklarına bulaşan gözlerini izleyememişti. “Lütfen!” Bir insanın karşısında çaresiz durmasına vicdanı rahat edemediği için, “Peki,” demişti dudakları arasından. Adam gözlerini kapatıp, “Teşekkür ederim,” dediğinde soluğunu dışarı bırakmıştı. “Kardeşini nerede muayene edeceğim?” “Dağ evimizde…” TAMAMLANDI!
like
bc
KAÇIŞ +18 Türkçe
Updated at Nov 3, 2021, 10:45
Bu hikâye, duyguların en sade ve en gerçek hâliyle anlatıldığı bir yolculuğa davet ediyor. Abartıya kaçmayan, sınırları zorlayan sahneler yerine; kalpte iz bırakan bakışlar, yarım kalmış cümleler ve sessizliklerin içindeki anlamlarla ilerleyen bir anlatım sunuyor. Okurken rahatsız eden değil, aksine içine çeken bir atmosfer kuruyor; her sayfada okuru yavaşça sarıp sarmalayan bir duygu yoğunluğu hissediliyor. “Saf duyguların ön planda olduğu, herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir aşk hikâyesi.” Bu söz, hikâyenin özünü en yalın hâliyle anlatıyor. Karakterler arasındaki bağ, fiziksel detaylardan çok duygusal derinlik üzerinden kuruluyor. Birbirine yaklaşan iki kalbin tereddütleri, kırgınlıkları, umutları ve yeniden deneme cesareti; doğal ve samimi bir dille işleniyor. Okuyucu, karakterlerin sadece söylediklerini değil, söyleyemediklerini de hissedebiliyor. Hikâye boyunca ön planda olan şey, sevmenin ne demek olduğu… Bazen susarak sevmek, bazen vazgeçemeyerek, bazen de yeniden başlayacak kadar güçlü kalabilmek. Bu yönüyle anlatı, yalnızca romantik bir ilişkiyi değil; aynı zamanda insanın kendisiyle olan bağını da sorgulatan bir derinlik taşıyor. Her yaştan okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği bu hikâye, duygusal ama dengeli bir anlatım sunar. Ne ağır ne yüzeysel… Tam olması gerektiği gibi. Okuyucuyu yormadan, ama iz bırakarak ilerler. Ve sayfalar kapandığında geriye tek bir his kalır: Kalbe dokunan, sakin ama güçlü bir sevgi.
like